Sanal Sınıf Nedir?

Herkese Merhaba, 

Bu yazıda sanal sınıfların (virtual classrooms) özelliklerine ve olumlu/olumsuz yanlarına değiniyoruz.

     Geleneksel öğrenme öğretme ortamlarında okul, öğretmen ve sınıflar bir binadadır ve öğrenciler bu binaya giderek “bilgi”yi alırlar. Bu anlayış bugün hala en yaygın ve en çok kabul gören eğitim anlayışıdır. Fakat son yıllarda teknolojinin gelişimi ve dolayısıyla hem cihazların hem de bağlantı teknolojilerinin iyileşmesiyle eğitim dünyasında teknoloji kullanımının ve entegrasyonunun bir seçenek olmaktan çıkarak gereklilik haline geldiğine tanık oluyoruz. 

     İnternet ve bilgisayar kullanımının her geçen gün arttığı şu günlerde biz öğretmenlerin görev ve sorumlulukları da artıyor. Çünkü artık geleneksel eğitim anlayışıyla hazırlanan sınıflarda öğrencilerin ellerinde en basit teknolojik araç olan cep telefonları var. Sadece bu cihaz bile birçok değişiklik gerektiriyor. Yeni neslin yeni ihtiyaçları var. Öğretmenlerin derslerini bu gerçeğe göre hazırlaması, öğrencilerine bu gerçeğe göre davranması ve yeteneklerini bu gerçeğe göre artırması ve geliştirmesi gerekiyor.

Nedir Bu Sanal Sınıf?

     Sanal sınıf, çevrimiçi ortamda öğrenenler ile öğretenlerin buluştuğu bir çevrimiçi öğrenme sistemidir. Burada önemli nokta şudur; insanların coğrafi olarak nerede olduğu veya sosyal/kültürel özellikleri birbirini ilgilendirmez. Herkes aynı amaç için sanal sınıfa katılır ve ortak paydada buluşmuş olurlar. Günümüzde en popüler sanal sınıf uygulamalarına Google Classroom, Edmodo ve Schology örnek olarak verilebilir. Türüne ve özelliklerine göre değişen birçok sanal sınıf altyapısı mevcuttur. Bunların haricinde çevrimiçi olarak konferans verilecek birçok platform ile sanal sınıf yapılabilir fakat etkililiği tartışılır.

     Sanal sınıflarda öğretmen, sınıf düzenini çevrimiçi olarak organize edebilir, öğrencileriyle eşzamanlı olacak/olmayacak şekilde iletişim kurabilir, ödevler, görevler verebilir, sınavlar yapabilir ve bunlara geri dönütler de sağlayabilir. Bu geri dönütlerin öğrenci özelinde sağlanabilmesi ile de öğretmen-öğrenci arasındaki ilişkiler kuvvetlenir pek tabii bireysel farklılıkların gözetilmesine de katkı sağlar. 

     Sanal sınıflar, “uzaktan eğitim”in gerçekleşmesi ve etkililiği için de çok önemlidir. Bu teknoloji, eğitimin yanı sıra seminer, video konferans, tanıtım, danışmanlık hizmeti gibi aynı ortamda bulunma şartı olmayan birçok farklı iş için de uygundur.

Sanal Sınıfın Avantajları

1-Daha Kolay Yönetim

Öğretmenler iyi bilir, bir sınıfı yönetmek için sadece “sınıf yönetimi” dersini almak yetmez. Birçok yeteneği aynı anda sergilemeniz gerekir. Fiziksel koşullar (ortam sıcaklığı, ışık seviyesi, insan yoğunluğu, koku, düzen, araç gereç vb) devreye girince işler bambaşka bir hal alabilir. Sanal sınıflarda bu tür problemler yok hatta neredeyse hiçbir fiziksel ortam yok. Dolayısıyla öğretmenin baş etmesi gereken etken sayısı önemli ölçüde az diyebiliriz. Bu sayede öğretici işine, öğrenen de bilgiye veya kazanacağı beceriye daha çok odaklanabilir. 

2- Daha Düşük Maliyet

Eğitim deyince herkesin aklına gelen “okul” kavramı altında onlarca, yüzlerce hatta binlerce kalem işi barındırıyor. Okulun arazisi, sınıflar, boya, sıra, bilgisayar, atama işleri vs saymakla bitmez. Bunların hepsi ayrı ayrı maliyet demek. Öte yanda sanal sınıflar var. Bilgisayar (artık mobil platformlar da destekleniyor) ve internet yeterli. Öğretici (bilgiyi sunan) için de bir kamera ve mikrofon ekleniyor. En temel anlamda bunlar yeterli diyebiliriz ama elbette günümüzdeki imkan ve gerekliliklerle bu kadar demek pek gerçekçi olmaz. Her ne olursa olsun geleneksel sınıf anlayışına göre karşılaştırılamayacak kadar düşük maliyetten söz ediyoruz. 

Bunlara ek olarak kağıt kullanmadığımız için hem çevreci oluyoruz hem de fotokopi, kağıt ve mürekkep masraflarından kurtuluyoruz. 

Son yıllarda ülkemizde ekonomik durumlardan dolayı merkezi ve yerel yönetimler sürekli olarak kağıt kullanımının azaltılması konusunda uyarılar yapıyor. Belki de sanal sınıf iyi bir başlangıç olabilir. 🙂

3- Çok Daha Hızlı

Fiziksel ortam demiştik. Fizik koşullar devreye girince Kayseri’deki bir öğrencinin Kaliforniya’daki bir öğretmenden ders almak için hiç yoksa 15 saatlik bir uçak yolculuğunu geçmesi gerekir. Fakat bunu çevrimiçi ortamda yaparsak birkaç saniyede bu işi hallederiz.

4- Daha Etkili Geri Bildirim

Elektronik ortamda her hareketin kaydı yapılabilir ve bazı işlemler için programlama yapıldıktan sonra insan faktörü ortadan kalkabilir. Günümüzde yapay zekanın da gelişmesiyle birlikte bilgisayarlar birçok işi insanların istediği şekilde yapabilir hale geldi. Artık bireysel farklılıkları gözetmek ve öğrenciye özel geri bildirim vermek teknoloji ve sanal sınıf sistemleriyle mümkün!

Sanal Sınıfın Dezavantajları

Sanal sınıfların ve teknolojinin birçok avantajı var ama takdir edersiniz ki bu avantaj etkili bir şekilde kullanıldığında anlam kazanır. Şimdi birkaç olumsuz yandan bahsedelim.

1- Daha Çok Teknoloji Eğitimi Gerektirir

Saydığımız özellikleri kullanmak ve derse entegre edebilmek bambaşka bir beceridir. Örneğin bir matematik öğretmeni işini harika bir şekilde yapıyor olabilir fakat eğer bu teknolojileri kullanmak isterse öncelikle teknolojik araç gereçlere hakim olması gerekir. Sonrasında ise bu araç gereçleri dersine ne zaman, ne koşulda ve nasıl entegre edeceğine doğru karar vermesi gerekir. Aksi halde saydığımız tüm olumlu şeyler etkin uygulanmadığından dolayı birer olumsuzluğa dönüşebilir. Bu noktada öğreticiler konfor alanını terk ederek teknolojiyi öğrenmeye ve kullanmaya başlayacak mı bilemeyiz.

2- Daha Çok Altyapı Gerektirir

  Evet, her şey bir tık uzağımızda peki bir tık ne kadar uzağımızda? Özellikle ülkemizde internet bağlantılarının büyük bir sorun olmaya devam ettiğini söylemek hiç zor değildir. Avrupa ve Amerika’da internet bağlantıları fiber kablolar ile büyük oranda çözülmüş durumda fakat ülkemizde maliyetler sebebiyle bu tür çalışmalar çok yavaş ilerlemektedir. Fatih Projesi kapsamında okullara teknolojik altyapı (akıllı tahta, tablet, hızlı internet) ulaştırılıyor. Bu tür sorunlar gün geçtikçe azalıyor olsa da işin bir de öğrenen kısmı var. Evde internet bağlantısı olmayan veya sınırlı hızda ve kotada bağlantıya sahip olan insanlar için bu tür teknolojileri kullanmak hayli maliyetli ve güç olabilir. 

3- Daha Çok Vakit Alır

Az önce her şeyin çok hızlı olduğundan bahsettik. Onlar yanlış değil, eksik çünkü işin birde öğretici kısmı var. Geleneksel ortam için ders planı hazırlarken hiçbir araç gereç kullanmadan düz anlatım yöntemiyle ders anlatılabilir. Fakat iş sanal sınıfa gelince düz anlatım yapmak için bile içeriği çevrimiçi ortama aktarmak gerekecektir. Bu bir iştir ve öğretici buna hazır olmalıdır. 

4- Öğrenme Süresi Aksayabilir

Öğretici her şeyi yapsa bile öğrenen kaynaklı sorunlar oluşabilir. Bunların başında yine bağlantı sorunları gibi teknik sorunlar gelir. Fakat göz ardı edilmemesi gereken bir diğer husus da öğrenenin bilgiye ulaşmak istememesidir. Öğretici her türlü içeriği öğrenene gönderebilir, her şeyi hazırlayabilir fakat öğrenen en basitinden gelen epostayı okumazsa ve sorumluluğunu yerine getirmezse bu (normal şartlarda) tespit edilemez ve önlenemez. Geleneksel öğrenme öğretme ortamlarının en büyük avantajlarından birisi disiplindir.

5- Dikkat Çekici Olma

Yukarıda da bahsettiğimiz daha kolay yönetim kısmının bir de dezavantaj ayağı var. Fiziksel bir öğrenme ortamında gözlemleme şansınız olan öğrenciyi göremezseniz, derse ilgisinin ne derecede olduğunu da bilemezsiniz. Fiziksel ortamda dahi ilgi bir noktadan sonra dağılırken sanal sınıfta bunu fark etmek, buna engel olmak oldukça zor olabilir. Bu sebeple içeriklerin geleneksel sınıflara göre hazırlanan içeriklerden daha dikkat çekici olması gerekir diyebiliriz çünkü öğrenciyi bir şekilde derste tutacak, ilgisini çekecek şeyle yakalamak gerekecektir. Aksi takdirde sanal sınıfın öğrencinin olduğu tarafında kısa bir videoda, yazıda dikkat dağınıklı, sık sık mola verme ihtiyacı, kahve, çay, meyve tabağı almaya mutfağa gitmesi gibi sorunların önüne geçilemeyebilir.

Sonuç

Günümüzde yapılan araştırmaların birçoğunda öğrenenler sanal olarak bir eğitim alsalar bile aynısını veya pratik uygulamalarını bir de “yüz yüze” almak istemektedir. Bu noktada her şeyi sanala çevirebiliriz demek en azından şimdi mümkün gözükmüyor. Fakat sanal sınıfların tanımı zaten farklı coğrafi bölgelerdeki insanların buluşması diye geçiyor. Yani sanal olarak bir sınıf oluşacaksa, fiziksel olarak buluşma imkanı olmayan (veya çok zor olan) kişilerin bir araya gelmesi daha doğal bir oluşum diyebiliriz. Bu anlamda düşünecek olursak sanal sınıflar, fiziksel olarak oluşturulmuş sınıflar için teknolojik bir destek, fiziksel olarak oluşamayacak sınıflar için de gerekliliktir diyebiliriz. 

Farklı sanal sınıf uygulamalarını incelediğimiz içeriklerimiz yolda, beklemede kalın!

Okuduğunuz için teşekkürler.

Sizler de yorumlarınızı paylaşırsanız seviniriz. 

Yararlı İçerik:

Posey, G., Burgess, T., Eason, M., & Jones, Y. (2010). The Advantages and Disadvantages of the Virtual Classroom and the Role of the Teacher. In Southwest Decision Sciences Institute Conference, March (pp. 2-6).

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir